Ergenlik; kimlik arayışının, bağımsızlık ihtiyacının ve yoğun duyguların öne çıktığı bir dönemdir. Ebeveynler için bu dönem çoğu zaman “çocuğumu kaybediyorum” duygusu yaratabilir. Oysa ergenin ebeveyne ihtiyacı azalmaz; yalnızca biçim değiştirir.
1. Önce dinleyin, sonra konuşun
Ergenler çoğu zaman çözüm değil, anlaşılmak ister. Hemen tavsiye vermek yerine “Anlıyorum, bu seni çok yormuş” demek, konuşmanın devam etmesini sağlar.
2. Doğru zamanı seçin
Göz göze oturulan “ciddi konuşmalar” ergeni savunmaya itebilir. Arabada, yemek hazırlarken ya da yürüyüşte yapılan sohbetler çoğu zaman daha rahat akar.
3. Sınırları birlikte belirleyin
Sınırlar ergenlikte de gereklidir. Ekran süresi ya da eve dönüş saati gibi kuralları mümkün olduğunca birlikte konuşarak belirlemek, kurala uyumu artırır.
4. Duyguyu davranıştan ayırın
“Öfkelenmen çok anlaşılır, ama kapıyı çarpman uygun değil.” Duyguyu kabul edip davranışa sınır koymak, ergene duygularını yönetmeyi öğretir.
5. Kendi tepkinizi fark edin
Ergenle yaşanan çatışmalar ebeveynin kendi ergenlik deneyimlerini de canlandırabilir. Gerektiğinde mola vermek, sonra konuşmaya dönmek de bir beceridir.
6. Destek istemekten çekinmeyin
İletişim tamamen koptuysa, okul ya da arkadaş ilişkilerinde belirgin değişiklikler varsa ya da ergen içine kapanıyorsa bir uzmandan destek almak faydalı olabilir. Ebeveyn danışmanlığı bu süreçte size yol arkadaşlığı yapabilir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; bireysel bir değerlendirme, tanı ya da tedavi yerine geçmez. — Psk. Elif Özdemir